31 Oca 2009

Home Sweet

Vee ankara'daki yuvama döndüm. Döner dönmez büyüdüğümü hatırlatan sorumluluklarım karşıladı beni yine.
Gaz bitmiş, gaz alınacak!
Ev bizi içine çekmeden temizlenip, parlatılacak!
Açlıktan ölmemek için dolap doldurulucak!
vee sonunda en keyiflisi, yeni alınan kahve fincanları itinayla yerleştirilip, ardından güzel bir kahve içilicek!

Bazen sıkılıyorum bu rutinlerden ama benim olan herşeyi sevdiğim gibi onlarıda seviyorum aslında! Onlar benim rutinlerim:) (konuşan; megaloman İREM)

Dün yeni keşfettiğim hamarat İREM'lerden biri, beni gidip vişneli kek yapmak için gaza getirdi. Bende büyük bir zevkle ve 2 haftadan sonra sevgilimi görücek olmanın verdiği heyecanla gidip güzel bir kek yaptım. Yani BENCE güzel oldu. Bugün görücüye çıkıcak..

"Oturdum ellerimle sana kek yaptım" diyebiliceğim bir günüm olduğu için ayrıca mutluyum.
Kalbe giden yollardan birinin de mideden geçtiğini öğrendiğimden beri, sanırım mutfakta geçen saatlerim biraz daha arttı. Birazdan gidip "Bulgaristan usulü musakka" yapmak için çalışmalara başlıcam.
Keşke Fransa'da okuduğum günlerde yemeklere biraz daha ilgili davransaymışım diyorum. Belki ozaman, neredeyse hergün ve büyük bir iştahla yediğim "Tarte Flambé"nin nasıl yapıldığını öğrenebilirdim. Şimdi sadece içindeki mantarları hatırlıyorum birde şeklinin lahmacuna benzediğini birde isteğe göre elmalıda oluyordu! Ama hepsi bukadar.. En kısa zamanda Tarte Flambé nin nasıl yapıldığını öğrenmeliyim. Şimdiki hedefim bu!
Sanırım birazda önümde duran binlerce sayfa kitaptan kaçmak için böyle şeylere sarıyorum. Dünyayı yemek yaparak kurtarabileceğime inandım galiba!!

29 Oca 2009

I've got the power!

İnsanın büyük bir enerji olduğuna inanırım ben. Çevresindeki herşeyi etkileyebilir bu enerji bazen. Genelde insanların çevrelerine yaydıkları enerjinin yaklaşık 1 watt civarında olduğu söylenir. Sanırım bugünlerde benim gücüm 1200 watt'a kadar ulaştı. Öyle ki artık "dünyadaki ekonomik krizden - alınamayan otobüs biletlerine", "kilometrelerce uzağımdaki bir orkestrada yanlış çalınan bir notadan - bahçede solan çiçeklere" kadar heşeyi etkiliyorum.

Artık herkes rahatlayabilir. Aranan sorumlu bulundu buradan herkese açıklıyorum. Evet O BENİM! Hatta mühendisler biraraya gelip beni elektrik enerjisine çevirsinler ya da uzaylılara sesleniyorum, sizin için kobay olabilirim, kaçırın beni!!
Yada supergirl mü olsam, süperman'a rakip! Hem ozaman uçabililrim de.
Yada ben gücümün yine 1 watt olduğu eski ezik ama masum günlere dönmek istiyorum. Gücüm beni yordu:)

28 Oca 2009

Symrna

Kahvenin ağrı kesicilerin etkisini %40 oranında attırdığı gibi bir saçmalığı bugün bizzat kendimi kobay olarak kullanarak test edip yalanladım. Öyle birşey yok! Hatta küçük labaratuvar faresi olarak söyleyebilirim ki, ağrı kesicilerle beraber alınan kahve bu etkiyi azaltıyor bile! 3 tane ağrı kesici ve 2 bardak kahvenin üstüne hala geçmeyen ağrılar bugünü ayakları olan bir casper olarak geçirmeme sebep oldu! Üstelik bugun fiziksel rahatsızlığımın yanında mental olarak da rahatsız oldugumu farkettim.. Sanırım saçmalamanın sınırını zorladım biraz!
Ama İzmir, gercekten güzel izmir. Vapurda "çay - gevrek keyfi", kordonda "günbatımı sohbeti", gül sokakta "kahve molası" ve tabiki bir İzmir kızı en eski dostum.. Bütün bunlar gün boyu birleşip benim için voltranı oluşturunca ağrılarımda azalmıştı biraz..

Sonra nasıl olduysa öğrendiğim bir gerçek canımı sıktı ve karnımın ağrısı sanırım budefa geçmemek üzere tekrar başladı ,
"bir gemiden atlayıp denize düşersen sadece paçaların biraz ıslanır sonra bir başka gemiye biner devam edersin.." bunu duyunca üzüldüm biraz, benim sandığım yüzme bilmiyorsan boğulursun hatta bilsen bile boğulabilirsin öyle paçalarla kalmaz baştan aşağı sıçana dönersin.. ya da bu benim başıma geliceğini düşündüğüm gerçek.. Belki kiminin yerçekimine karşı gizli güçleri varıdır..Bilemedim!

Tembel içgüdü..

Çok güzel başlayan sabah, şidettli karın ağrısıyla devam ediyor. Kendimi kariyerime adama çalışmlarımda sürekli bu ağrılarla bölünüyor. Elimdeki 20 ayrı makaleden sadece 1 tanesinin birkaç satırı çizili ve binlercesi de keyfimin gelmesini bekliyor. Ama keyfime sorarsanız az sonra kahve içmeye gidicek..

27 Oca 2009

İlk Merhaba!


Boşa harcanıcak tek bir gün bile olmadığını anladığı gün (ki son 2 aydır bugünlere dahildir) kendine artık bir blog oluşturmak için harekete geçmesini hatırlatmıştır içindeki girişimci İrem'lerden biri..
Veee şimdi kahramanım geldi dünyayı kurtarmak ve küçük dünyasını sanal dünyayla paylaşmak için:)
Herkese merhabalar...