Yazmak için İzmir’e dönmeyi bekledim, sonra döndüm bu kez işlerimi yoluna koymayı bekledim, tam da dün bilgisayarın basına oturdum bu defada takvimin bir gün atlamasını bekledim… son 2 yıldır içime afakanlar bastıran bu özel günlerin can sıkıntısıyla yazmak istemediğimi fark ettim…
Artık herşeyin değiştiği bir dünyadan yazabilmenin huzuruyla başlıyorum…
Yarın resmi olarak yüksek lisansa 2.defa başlıyorum. Ankara’yı, AFSAD’ı, hele ki…sonra yuvayı, yüksek lisansı bırakıp buralara gelmek nasılda büyümüştü gözümde. Yeni yuvama bu kadar hızla alışabileceğimi itiraf ediyorum hiç düşünmemiştim. İnsan nelere alışmıyor muş değil mi? Ama yaşamadan da bilinemezmiş öyle ya! Şimdi her şey yepyeni ve ben bunun azıcık tadını çıkarmak istiyorum. Gecen gün Urla’nın sokaklarında dolaşırken, Fransa’ya gittiğim ilk günlerin heyecanını hissettim içimde!
Aslında yaşam hep birilerine bir yerlere uzakken diğer taraftan bir diğerine bir başka yerlere yakın değil mi? Ya yaklaşırız ya uzaklaşırız, ama sonuçta hep yürürüz yürümeye devam ederiz…birinden diğerine --- bir yerden bir yere!
Bu farkındalık zor çoğu zaman, insan nelerden uzaklaşıp nelere yaklaşacağı bilincini canlı tutamaz her zaman. Üstelik ben bu denge halinin farkında olarak bile isteye bir düğüme cevirdim herşeyi bundan yaklaşık bir ay önce. Ve ama iyi ki de yapmışım ki ya yapmasaydım da…
Her neyse şimdi ilk iş yeni yaşamıma ait karelerden bir portfolyo oluşturmak söz verdiğim gibi! Evet yapıyorum bunu hem de keyifle =) izlendiğinde daha da anlamlı olucağını bilerek çekmek o kareleri iki kat keyifli…
Bak şimdi
OLEY!!!
15 Şub 2010
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)