11 Ara 2009

CEVELAN

Ki ben şiir sevmem, az önce eve gelip bir dolu sefer neredeyse ezberleyene kadar okudum bu şiiri...bu da sevdiğim ilk şiir olsun!

Vakitlerden omuzlarında taşıdığın ayın

taş ama hafif olduğu vakit,

vakitlerden şehrin parmak uçlarında insanların

taş ama hafif olduğu vakit,

vakitlerden bir bahçe kenarında yanından geçtiğin,

nehir kenarında tekrar rastlayıp,

ve nihayet vakitlerden sonbaharı ayak seslerine

sarıp

evine getirdiğin vakit,

vakitlerden henüz konuşmayan, belki de hiç

konuşmayacak

bir mevsimin susmaya başlayan yaprakları

odana dolduğu vakit,

kapını açıp girebilecek misin ?

yani üstünde "oturan 30, ayakta 15" yazılı levhayı

dışardaki anadan doğmamış çıplaklara

gösterip, otobüsün zilini çekip gidebilecek misin ?

vakitlerden... düşmüş, düşen, ve düşecekle düştükten

sonra,

düşmüş yıldızların burçlarından,

düşen şehrin surlarından,

düşecek yaprakların uçlarından düştükten sonra;

düşmüş yıldızlar, düşen şehirler, düşecek yapraklarla

beraber

kendi yağmurunun çamuruna gömüldükten sonra,

yani bütün gece omuzunda bir testiden

kendi avuçlarına döküldükten sonra,

kapını açıp çıkabilecek misin ?

yani yalnızlığını, cebinde unuttuğun

bir boş cigara paketi gibi, bir boş anında,

çıkarıp, açıp, kaldırıp atabilecek misin ?

Can Yücel...