Sıradan bir pazar günü, 24. doğumgünü hikayesinin ertesi gününde, bir önceki güne ait duygularımı soranlara "çok uzun zaman önceydi, hatırlayamıyorum" demek haleti ruhiyemi anlatabilecegim en açıklayıcı cümleydi.Bundan önceleri, yazdıklarımı biraraya toplamaya dair ertelenen planlarımı "nezaman eyleme dökeceksin" diye soranların cevap boşluğunu ise " okadar uzak gelecek için planlar yapmıyorum" şeklinde doldurabilirdim.
Halbuki, geçtiğimiz pazar gününden itibaren bu soruya artık net bir cevap verebilirim.
Farklı hayat görüşlerine ve hayat tarzlarına sahip birdolu kişiliğin 7 gün boyunca yaşadıkları hayatın bir özetini alan bir sitede artık her pazar yeni bir İREM'le düşlerimi somutlaştırıyorum.
Merak edenlere www.daily-compass.com , farklı rüzgarlarda sürüklenen yazarlar arasında benim rüzgarım ise batılı rüzgarların tanrısı: Zephyrus
Artık yazı yazmanın tarifsiz çekim gücü beni iyiden iyiye avucuna almış bulunmakta.
Öyleki artık, rutine bağlanmış otobüs durağı-ev arası yürüyüşlerimde gözlerimin önünde boş bir sayfada durmadan yeni senaryolar karalıyorum,
Laboratuvarda evrenin sırrına bir adım daha yaklaşırken, gözlerimi kapatıp, başrollerini paylaştığım hayatımın kısa bir filmini çekiyorum,
Temizlik yaparken, elimdeki süpürgeyle dünyadan uçarak uzaklaşıp, indiğimde yazabilmek adına kendi hikayemi seyrediyorum...

Birsüre ortalarda gözükmeyebilirim, bugünlerde içimde varolanı keşfetme yolculuğuna çıkıyorum..
Hayallerime açılan penceremden dünyayı izleyip, bana eşlik edecek yeni oyuncaklar seçiyorum...